Öğlene doğru güneş, henüz ölmediğini kanıtlamak istercesine yakıcı ışınlarını bize doğru fırlatırken neden bütün hayallerimin felaketlerle bittiğini soruyorum kendime. Nedir korktuğum? Kendimi engellememin bir nedeni olmalı. Bunu bulup üstesinden gelmeliyim. Büyük Tufan’a dönmemi gerektirecek kadar kötü bir döneminde miyim hayatımın? Ekim güneşi hızla boynunu büküyor. Sıcaklık sanki hiç var olmamış gibi birdenbire kayboluyor. İnsanlar anlaşmış gibi hep beraber kazaklarına, ceketlerine uzanıyor. Herkes her şeye hazırlıklı. İçimde usul usul büyüyen gecikmişlik duygusu, hâkimiyeti ele alıyor. Bir şeyler yapmazsam keyfim iyice kaçacak. Ağaçların tepesinde şehrin gürültüsünü bastırmak için uğraşan kuşlardan birinin sesini, evdeki kanaryama benzeterek ortamdan zevk almaya çalışıyorum.Sonra, güneşli, güzel bir gün hayal ediyorum.

0 yorum:
Yorum Gönder