Pazartesi, Ekim 16, 2006

Farkli

Farklı olmak istemek bazen insanı komik durumlara düşürebiliyor. Ben herkesin yaptığı şeyi yapınca sıkılan bir insanım. Farklı olmak daha çok hoşuma gidiyor. Herkesin yaptığı şey sanki kolaymış gibi geliyor bana. Bu yüzden de daha az değerliymiş gibi. Zor olanı yapmak ise, eğer başarırsan, amacına ulaştığında insana daha büyük bir haz veriyor. Buna örnek verecek olursam, çoğunun bir hafta önce başladığı, normalde ise teslimden 2-3 gün önce başlanması gereken, rapor şeklinde uzun ödevleri teslimden önceki gün sabahlayarak bitirmem. Bir keresinde o kadar ucu ucuna yetiştirebilmiştim ki, trafik biraz tıkalı olsaydı ödevi teslim edemeyecektim. En keyiflisi de oydu zaten.

Farklı olmak istemek bazen insanı komik durumlara düşürebiliyor. Evet asıl konu buydu. Cumartesi günü ellerimizde fotoğraf makinelerimiz, Eylem'le İstiklal Caddesi'nde yürürken, Eylem beni manken olarak kullanmak istediğini söyledi. Aklında kurgusal bir fotoğraf varmış. Ben de ne yapacağımı sordum ona. O tıklım tıklım caddede şemsiye açıp yürümemi istedi benden. Yağmur yağmazken, hatta güneşli denilebilecek bir hava varken. Caddedeki yüzlerce insandan farklı olacaktım. Teklifini kabul ettim. Benim yerime başka biri olsa kabul eder miydi, bilmiyorum. İnsanların bana güleceğini bile bile kabul ettim. Ve güldüler. Şemsiyeyi açmış dimdik yürürken, önümde bana doğru gelenler bana bakıp güldüler. Bir tanesi o kadar güldü ki, şu ucuz sit-comlardaki gülme efektine benzer bir ses çıkardı. Ben istifimi bozmadım. İki kere yürümem gerekti. İlkinde makineyi ayarlayıp düzgün bir poz çekemedi Eylem. Ama ikinci yürümemde gayet güzel bir kare yakalamış.

2 yorum:

Eglaia dedi ki...

Şemsiyeli adam Tolga. Çok güzel çekmişim ben bu resmi ya. Kendime hayran kaldım hehehe.

Tolga dedi ki...

Aferin sana ya. Gerçekten güzel oldu bak öğreniyorsun bu işi.