Yunuslar serin okyanus suyunda tıpkı ılık bir meltemde dalgalanan akasya ağacının yaprakları gibi usulca süzülüyorlar. Uçsuz bucaksız bir maviliğin içinde; bilinmeyenden bilinmeyene...
Üç noktanın okuyucuda uyandırdığı gizem ve hayalgücü kullanma tetiklenmesi yazarın bu numarayı yaparken yaşadığı hazla doğru orantılı.
Bu masum ve sevimli varlıkların mavi sonsuzluktaki yolculuğuna kuşkusuz ki hepimiz imreniriz. Kaçımız şimdiye kadar en azından bir kereliğine yunus olmayı hayal etmedi ki? Bir balık olup denizin dibini gezmeyi, bir martı olup gökyüzünde süzülmeyi? Fare olmayı düşleyen oldu mu hiç aranızda?
Cuma, Haziran 29, 2007
Cuma, Haziran 15, 2007
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

