Perşembe, Ağustos 07, 2008

Bu Bir Ruya Olsa Gerek

Makale ile olan işim malesef umduğumdan uzun sürmüş. Sürmüş diyorum çünkü zamanın farkında değildim. Bilgisayarı kapatıp yatmaya hazırlanırken saatin sabaha karşı üçbuçuk olduğunu fark ettim. Zaman ne kadar da çabuk geçmiş...

Yanına gelirken kapıdan hafif bir gıcırtı sesi çıkmıştı. O sesten olacak, “Uhmm, sen misin?” gibi bir mırıldanma duyuldu yattığın yerden. Dudakların kıpırdamamıştı bile. “Evet, canım ben geldim” dedim sessizce. Fakat karşılık gelmedi senden. Biraz daha dikkatli baktım, mışıl mışıl uyuyordun. Seni uyandırmadan yanına kıvrılmaya çalıştım. Başardığımı sanıyordum ki, iki saniye geçmeden sağ kolunun sıcaklığını sol omzumda hissettim. Yüzün bana dönmüş ama gözlerin hâlâ kapalıydı o anda.

Saçının bir kısmı yüzünün sağ tarafını hafifçe kapatmıştı. Ve yüzün terlemişti biraz. Elimle saçını kaldırıp yavaşça geriye doğru ittim. Alnına masum bir öpücük kondurup uyuyuşunu izledim bir süre. Ne kadar da rahatlatıcı ve huzur verici bir ifade vardı yüzünde. O anın hiç bitmemesini diledim. Tıpkı bir melek gibi uyuyordun. Dokunmaya kıyamadım önce. Sonra yavaş dokunuşlarla saçını okşadım. Uyanmadın; ama minik bir gülücük oluşturdu dudakların. Kafan hareket etti bir miktar ve burnun dudağıma değdi. “Mmm” dedin. Bu hareketle beraber başını göğsüme dayadım ve sarıldım sana usulca. Nefes alıp verişini hissediyordum artık.

Ağırlaşmış olan göz kapaklarım kapanmak üzereydi. Daha fazla karşı koymadan kapattım gözlerimi. Sessizliği dinliyordum bir yandan. Dışarıda yağmurun yağdığını hayal ettim nedense. Islak çimen ve toprak kokusu geldi burnuma. Başka bir yerdeydim sanki. Sen ise çok uzaktasın diye düşündüm. Oysa ki kollarımın arasındaydın. Özledim seni birden. O korkuyla açtım gözlerimi. Sabah olmuştu. Ve sen yanımdaydın.

“Seni seviyorum” diye fısıldadım kulağına yataktan çıkarken. Saate baktım. Yüzümü yıkadıktan sonra hızlıca giyinip bir bardak su içtim. İki tane elma yıkayıp, birini bir bardak yağsız sütle beraber yattığımız odadaki masaya koydum yavaşça. Evden çıkmadan önce bir kez daha sana bakma ihtiyacı duydum. Üstün açılmıştı biraz. Pikeyi üzerine örtüp kısa süreli bir öpücük kondurdum dudaklarına. Ve evden çıkıp işe doğru yola koyuldum.

1 yorum:

2904 dedi ki...

okumak keyifliydi.

e devam..