Fantastik. Renkli. Canım "d" harfi ile başlayan bir kelime yazmak istedi. Düşündüm. Aklıma "davlumbaz" geldi. Anlamını biliyor muyum? Bildiğimi sanıyorum. Mutfaklarda bulunan ve kötü kokuları emen zımbırtı olsa gerek. Kutsal bir amaca hizmet ediyor.
Düşünmek. Davul. Dilimlemek. Epey kelime varmış. Donnie Darko. Diferansiyel. Dolmak. Dolanmak. Dolambaç.
Çok anlamsız. Her an anlamlı mı olmalı? Anlamsız zamanlar canımı sıkıyor. İnsanlar çok tuhaf. Ben de öyle. Garipsiyorum. Bir anda her şeyin bu kadar değişmesi. Eskiden komik geliyordu. Komik bir anlamsızlık. İronik. Hâlâ anlamsız geliyor. Dünkü ben kayboldum. Fantastikliğim gitti, akışım kayboldu.
Nedenini çözemiyorum. Anlam veremiyorum. Akışa nasıl girdiğimi de bilmiyorum. Çok da kurcalamadım. Mutlu olduğum o ânı sorgulamadım. Peki bu karanlığa nasıl düştüm yeniden? Dış etkenler? Pek sayılmaz. Savunma mekanizmam oldukça gelişti. Artık onlardan etkilenmiyorum bile. İşyerinde ne kadar yoğun olursam olayım, bu beni etkilemiyor. Onları alaya alıp bir şekilde yetiştiriyorum. Bu yönden kendimi oldukça geliştirdim. Şimdiye kadar hiç ciddi bir sorun olmadı. Bu sâyede sıkıntı oluşmasına izin vermeden kısa sürede hallediyorum.
İç dinamikler. Onlar olmalı. Akışa girip çıkmadaki anahtar orada gizli. Duygusallık. Duygulardaki değişimler. Kontrolsüz. Anlaşılmaz ve keskin değişimler. Herhangi bir imge, ses, düşünce veya olay tarafından kolayca tetiklenebilen değişimler. Bir çeşit kelebek etkisi. Bu da bir tür dış etken sanırım. Yazmak iyi geliyor. Zor ve tuhaf.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder